Muğla

YOKOLUŞ MEKANLARI MUĞLA

Muğla doğal güzellikleri ile ünlü bir ilimiz. Denizi, ormanı, birbirinden güzel koyları ile bir çekim merkezi. Ülke turizmine katkısı Antalya’dan sonraki ikinci sırada yer alır. Doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi ve kültürel varlıkları ile de ilk sıralarda gelen bir ilimiz. Ne var ki, Muğla’nın bir de şanssızlığı var. Linyit kömürü. Muğla’nın sahip olduğu kömür potansiyeli 1956’lardan beri biliniyor. Etüt ve sondajlı arama faaliyetleri 1970 yılında MTA tarafından başlatılır. Mevcut kömür rezervlerinin işletilmeye başlanması 1978 yılında İzmir’de Ege Linyitleri İşletmesi’nin kurulması ile başlar. Bu aynı zamanda Muğla’nın makus tarihinin de başlangıcıdır. Bir yandan yeni kömür ocakları açılırken, bir yandan da bu kömürü yakarak elektrik elde etmek için termik santrallar projelendirilir. İlki 1982 yılında Yatağan’a ikincisi 1986 yılında Milas-Yeniköy’e, üçüncüsü ise 1993 yılının sonunda Milas-Kemerköy’e kurulur. Santralların çalışmaya başlamasıyla cennet Muğla’nın havası cehenneme dönmeye başlar. Santralların külü, tozu, dumanı ve asit yağmurları ağaçlara, bitki örtüsüne ve toprağa onarılmaz zararlar verir. İnsanların ve hayvanların sağlığı bozulur. Hastalıklar ve ölümler başlar. 2013 yılında santrallar özelleştirilir, değişen bir şey olmaz. Santrallar kirletmeye ve ölüm saçmaya devam eder.

 

Linyit kömürünün zararı sadece santrallarda elektrik elde edilmesi için yakılmasından kaynaklanmaz. Kömür daha çıkarılmadan Muğlalılara zarar vermeye başlar. Kömür bulunan bütün alanlar kömür işletme ruhsat alanı ilan edilir ve kamulaştırılma kapsamına alınır.  Gözü kömürden başka bir şey görmeyenler %68’i orman olan Muğla’da ne orman tanırlar, ne doğal sit alanı, ne yer altı, yer üstü su kaynakları, ne tarım alanı,  ne de üzerinde binlerce insanın yaşadığı onlarca köy. İlk önce Yatağan Eskihisar Köyü istimlak edilir. Köylülerin bir kısmı Gökçeada’ya gönderilir, kalan kısmı yeni bir köy kurarlar adına da yine Eskihisar derler. Ardından Yatağan Termik Santrali’ne kömür temin etmek için sırasıyla Bağcılar, Tınaz (önce 4 km ileriye göç ederler sonra kömür ocakları oraya da ulaşır ve 20 yıl sonra oradan da göç etmek zorunda kalırlar) , Karakuyu, Yeşilbağcılar yerinden yurdundan edilir. Milas’ta Yeniköy Termik Santralı için önce Sekköy istimlak edilir. Kabul eden köylüler Gökçeada’ya gönderilir, kabul etmeyenler ise başka yerlere göç ederler. Kamulaştırmalar Hüsamlar, İkizköy olarak devam eder.

 

Termik santrallar çalışmaya devam ettikçe kömür işletme ruhsat alanları içinde kalan ve yok edilmeyi bekleyen daha 40 köy var.

 

Bugünlerde kömürcülerin hedefinde Milas’ın Çamköy,  Karacahisar ve İkizköy’ün yok edilmeden kalabilmiş olan Karadam Mahallesi var. Köylülere kamulaştırılmak için yazılar gönderilmiş vaziyette.

 

Yatağan tarafında ise Yatağan Termik Santrali’nın kömürü kalmadı. Yeni kaynaklara ihtiyacı var. Kömür ocakları, yok edilen Yeşilbağcılar Köyü’nden hemen sonra gelen Turgut Köyü’ne dayanmış vaziyette. Zeytinlik alan oldukları için kamulaştıramadıkları yerlere yüksek ücretler ödeyerek satın alıp kömür çıkarmaya devam ediyorlar.

 

Muğla’da termik santrallare ve kömür ocaklarının köyleri yok etmesine karşı hem çevreciler hem de yöre halkı direnişini sürdürüyor.

 

Mustafa Tuncaelli

Eskihisar Muğla